Kemik Erimesi (Osteoporoz)

Osteoporoz nedir engin çakar

Osteoporoz (kemik erimesi) nedir?

En sık görülen metabolik kemik hastalığı olan osteoporoz düşük kemik kütlesi ve kemik mikro yapısının bozulması sonucu kemik kırılganlığının ve kırık olasılığının artması ile karakterize bir iskelet sistemi sorunudur.

Kemik yoğunluğunda azalma olması sonucu kemiklerde kırılganlık artışına yol açan sinsi bir hastalıktır. Kemik döngüsü hızlanır, yıkım artar ve yapım buna yetişemez ise veya yıkım normal olmasına rağmen yapım yetersiz olursa kemik yoğunluğu azalmaya başlar.

Menopozdan sonra (50-65 yaş arası) hızlı döngülü (postmenopozal) osteoporoz, 65 yaştan sonra yavaş döngülü (senil) osteoporoz ortaya çıkar. Osteoporoz bazı başka hastalıklara veya kullanılan ilaçlara bağlı olabilir. Bu durumdaki kemik kaybına sekonder (ikincil) osteoporoz denmektedir.

Osteoporoz tehlikeli bir durum mudur?

Normalde osteoporoz yaşlanmaya bağlı fizyolojik bir olaydır. Ancak aşırı olduğunda kemik yoğunluğu ileri derecede azalabilir, kemik direncini kaybeder ve kırık riski ortaya çıkar. Osteoporoz sinsi bir hastalıktır. Ağrılı kırıklar ve şekil bozukluğu ortaya çıkıncaya kadar hiçbir belirti vermez.

Onun için osteoporoz için risk faktörlerini taşıyanların doktor kontrolü gerekir.

Risk faktörleri nelerdir?”

  • Değiştirilemeyen risk faktörleri:
  • Yaş
  • Kadın cinsiyet
  • Aile öyküsü
  • Daha önceki kırık öyküsü
  • Irk, etnik köken
  • Menopoz, histerektomi
  • Uzun süreli glukokortikoid tedavi
  • Romatoid artrit
  • Erkekte primer/sekonder hipogonadizm

Değiştirilebilen risk faktörleri:

  • Alkol
  • Sigara
  • Düşük vücut kütle indeksi
  • Beslenme sorunları
  • Vitamin D yetersizliği
  • Yetersiz egzersiz
  • Diyet ile düşük kalsiyum alımı
  • Sık düşmeler

Osteporozun belirtileri nelerdir?
Osteoporoz sinsi bir hastalıktır. Bunun için risk faktörlerini taşıyan kişilerin doktora başvurması gerekir. Bunun yanında kırıklara bağlı bel, sırt ağrıları, boyda kısalma, sırtta kamburlaşma uyarıcı belirtilerdir.

Kendiliğinden olan veya normalde kırığa sebep olamayacak tarvma nedeni ile oluşan el bileği, kaburga ve kalça kırıkları da osteoporoz belirtisi olabilirler.Osteoporoz tanısı nasıl konur? Osteoporozda kırık yoksa tanı koymak zordur. Ancak tedavide amaç kırıkları engellemek olduğundan bu gecikmiş bir tanıdır. Erken tanı için risk grubundaki hastaların kemik mineral yoğunluğundaki değişim izlenmelidir. Bunun için risk grubundaki hastaların kemik yoğunlukları 1-2 yıl aralarla ölçülmelidir. Tek bir ölçüm mevcut durumu gösterir, ancak süreci (zaman içindeki seyri) göstermez. Seri ölçümlerle  kemik yoğunluğunda devam eden bir kayıp saptanırsa kemik erimesi tanısı konabilir. Kan ve idrar tahlillerinde kemik yıkımının arttığı ve/veya yapımının azaldığı gösterilebilir.Osteoporoz önlenebilir mi?Osteoporozu ve osteoporoza bağlı kırıkları önlemek çoğu kez mümkündür.

Osteoporozdan korunmanın en iyi yolu doruk kemik yoğunluğunun optimum (en uygun)düzeyde olmasıdır.Bunun için çocukluk ve genç erişkinlikte;
* aktif spor yapmak,

* yeterli Kalsiyum D vitamini almak gerekir.

Yaşlanmayla birlikte aktivite azalır ve kemiğe etki eden mekanik yüklerin yoğunluğu ve süresi azalmaya başlar. Bu nedenle ömür boyu yeterli kasiyum / D vitamini alarak ve kas gücü ve aerobik kapasiteyi koruyacak egzersizler yaparak osteoporoz ve kırık riski engellenebilir.Osteoporozu ve kırıkları önlemek için neler yapılmalıdır?

Yeteri kadar süt ve süt ürünü tüketilmeli

Sigara ve alkolden uzak durulmalı

Risk faktörleri varsa Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanına başvurulmalı

Bel ve sırt kasları güçlendirilmeli, tempolu yürüyüşler, atlama ve zıplama içeren fiziksel aktiviteler yapılmalı

İkincil osteoporoza sebep olan hastalıklar tedavi edilmeli

Kortizonlu ilaç kullanımı 3 ayı geçerse tedbir alınmalı

Baş dönmesi, denge problemi, işitme ve görme problemi var ise uygun şekilde tedavi edilmeli

Ev, iş yeri ve yaşam çevresi güvenli hale getirilerek düşmeler engellenmeli

Buzlu ve kaygan zeminlerde dolaşmamaya özen gösterilmeli

Ayakkabı ve çorap giyme gibi aktiviteler oturularak yapılmalı

Osteoporoz nasıl tedavi edilir?

Risk faktörlerini belirlemek, onları değiştirmek, erken tanı ile koruyucu tedavi yapmak esastır. Tedavi için öncelikle;günlük yaşantıdaki aktiviteyi artırmak,

düzenli egzersiz yapmak,

beslenmeyi düzenlemek,

sigara ve alkol kullanmamak,

yaşanılan ortamda değişiklikler yaparak düşmeleri engellemek,

düzenli kontrollerle verilen tedaviye tam uyum sağlamak gerekir.

İlaç tedavisi:

Osteoporoz tedavisinde kemik yıkımı azaltan ve kemik yapımını uyaran ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlar mutlaka fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı kontrolünde kullanılmalı ve düzenli takip edilmelidir.

Kırık olduğunda tedavisi, diğer kırıklar gibi ortopedik yöntemlerle yapılır. Kırık sonrası erken mobilizasyon ve sekel kalmasını önlemek için fizik tedavi ile rehabilitasyon gereklidir.Günlük kalsiyum ihtiyacı ne kadardır? Kalsiyum ihtiyacı diyetle karşılanmalıdır. En önemli kalsiyum kaynakları süt ve süt ürünleridir. Ayrıca koyu yeşil yapraklı sebzeler, soya fasulyesi, baklagiller, fındık, pekmez, tahin ve küçük balıklar kalsiyumdan zengin gıdalardır. İhtiyaç gıdalarla karşılanamıyorsa ilave kalsiyum kullanılmalıdır. Erişkinler için günde 1000-1500 miligram kalsiyum gerekir.Gıdalarla alınan kalsiyum genellikle ihtiyacı karşılar. Risk grubundaki hastalar gerektiğindeilave bir miktar kalsiyumu (diyet desteği olarak) alabilirler. İlave kalsiyum alanlarda idrar kalsiyum atılımı  zaman zaman kontrol edilmelidir.Sıklıkla Tüketilen Besinlerin Kalsiyum İçeriklerine Örnekler

BESİN : (100 gr besindeki mg cinsinden Kalsiyum miktarı – mg/100 gr)

İnek sütü : 125 mg

Yoğurt : 120 mg

Kaşar peyniri : 700 mg

Beyaz peynir :150-300 mg

Krem peynir : 80 mg

Pekmez (üzüm) : 400 mg

Tarhana : 685 mg

Kuru fasulye : 145 mg

Nohut : 150 mg

Yumurta : 56 mg

Portakal : 41 mg

Günlük D vitamini ihtiyacı ne kadardır ?D vitamini ihtiyacının  %80-90’ı deride, güneş ışınları ile oluşur. %10-20’iuk kısmı ise besinler ile sağlanır. D vitamininden zengin besinler karaciğer, yumurta sarısı ve yağlı balıklardır. Güneş ışınları ile deride sentez olmaksızın, sadece besinler ile günlük D vitamini gereksinmesi karşılanamaz.Herkesin günde 400-800 ünite D vitamini ihtiyacı vardır.Deride D vitamini sentezinin yapılabilmesi için, yazın kollar ve bacaklar günde yaklaşık 30 dakika güneşlendirilmelidir. Güneşlenme cam arkasından olmamalıdır.70 yaşından sonra deri yeteri kadar D vitamini sentezleyemez. Bu nedenle yaşlıların ve gün ışığından yeterince yararlanamayanların mutlaka ilave D vitamini alması gerekir.