Bilimkurgu filmlerinde izlediğimiz, gazetelerde haberlerini okuduğumuz, üretimi ve erişilmesi bize uzak gibi görünen teknoloji ürünleri artık hayatımızda yer alıyor; pek çok alanda insan yaşamını kolaylaştırmayı hedefleyen çözümler ve yaklaşımlar sonucunda robotik teknolojisi gelişerek ileri bir düzeye ulaştı. Bu teknoloji, ayrıca tıpta özellikle de fizik tedavi ve rehabilitasyon alanlarında zaman içerisinde önemli bir yere sahip olmaya başladı. Felç tedavisinde uygulanan klasik yöntemlere ilave olarak; geribildirim tedavileri, çeşitli yürüme tedavileri, sanal ve artırılmış gerçeklik tedavileri, robot yardımlı rehabilitasyon uygulamaları, hasar görmüş veya fonksiyon kaybı olan bölgenin onarılması için uyarıcılar, hareket etmeye yardımcı dış iskelet robotları gibi birçok gelişme tedavinin bir parçası haline geldi. Tıp ve mühendisliğin mükemmel uyumu sonucunda yaşanan bu gelişmeler robotik rehabilitasyon olarak adlandırılıyor.

Rehabilitasyon, en basit tanımıyla kaybedilen fonksiyonların kazanılması, mevcut fonksiyonların ise maksimum düzeyde kullanılması yoluyla bireyin günlük yaşamına adaptasyonu sağlamaktır. Robotik rehabilitasyonun hedef kitlesi genellikle el, kol ve bacak hareketleri gibi motor becerileri zarar görmüş, kasları fonksiyonunu yitirmiş, yürümesi bozulmuş, beyin kanaması veya beyin damar tıkanıklığı sonucu oluşan inmeye bağlı felç, kafa travmasına bağlı beyin hasarı ve omurilik hasarlı kişilerdir. El ve kolların kullanım bozukluğu ve yürüme kaybı-bozuklığuna bağlı fizik tedavi ve rehabilitasyona ihtiyaç duyan hasta grubu her geçen gün artış gösteriyor. Bu nedenle de robotik rehabilitasyon insan-robot etkileşiminin doğrudan örneklendiği en önemli ihtiyaç alanlarından biri haline geliyor. Robotik rehabilitasyon vücudun farklı bölümlerine (el, kol, bacak veya tüm vücut) göre tasarlanmış, farklı özelliklerde robotik cihazlardan oluşur.

Rehabilitasyon robotları pasif, aktif ve interaktif olarak bize yardımcı olur. Aktif sistemler hastanın uzuvlarını aktif olarak kullanabilmesi için hidrolik, elektromekanik gibi parçalar içerir. Pasif sistemde hareket tamamen robot tarafından gerçekleştirilir. İnteraktif sistem ise kullanıcı cihaz etkileşimini algılayabilen pozisyon ve kuvvet sensörleri bulundurur, asıl amacı hastaya duyu girdisi sağlamaktır. İnteraktif sistemde sanal ve artırılmış gerçeklik etkili bir özelliktir. Robotik cihazlar yalnızca terapide değil hastanın klinik değerlendirilmesi sırasında da kullanılır. Robotlar sensörleri sayesinde bir insana göre daha nesnel ölçüm yapabilirler.

Robotik Rehabilitasyonun Tedavi Sürecindeki Yeri

Robotik rehabilitasyon, yürüme, tutma ve kaldırma gibi el-kol hareketlerinin yeniden kazandırılması amacıyla geliştirilen teknolojik bir çözüm. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta; doğru tanı ve doğru tedavi … Doğru tanı sonrasında ve hasta için en uygun rehabilitasyon süreci belirlendiğinde robotik cihazlar rehabilitasyona yardımcı olur. Robotik rehabilitasyon, tedavide ne oranda ihtiyaç duyulduğuna bağlı olarak, klasik fizik tedavi metotlarıyla birlikte veya tek başına uygulanabilir. Robotik cihazlar, rehabilitasyondaki periyodik hareketleri kolaylıkla, aynı şartlarda, istenildiği kadar gerçekleştirebilir. Robotik rehabilitasyon teknolojileri hastaların hareketlerini hızlı ve doğru biçimde tekrar kazanmalarına yardımcı olur.

Robotik Rehabilitasyon Sürecine Genel Bakış

Robotik rehabilitasyon yitirilen ya da yeterince çalışmayan fonksiyonların tekrar kazanımı için oldukça etkili bir yöntem. Robotik sistemi amaçları bakımından iki başlık altında toplayabiliriz:

  • Erken dönem-pasif hareket
  • İleri dönem-aktif yardımlı hareket

Robotik Yatak

Bu dönemde hasta yoğun bakım ve cerrahi sürecini geride bırakır ve durumu stabil hale geldiğinde robotik rehabilitasyon süreci robotik yatak kullanımıyla başlar. Robotik yatak, hareket edemeyen ve yatağa bağımlı hastalarda erken dönemlerde yoğun tedavi olanağı sağlayan bir sistemdir. Robotik yatak sayesinde hasta, eğer tansiyon ve kalp damar rahatsızlıkları varsa, bunlar dikkate alınarak kademeli biçimde dik durmaya alıştırılır, eklemlerde sertlik ve kısıtlılık gelişmesini önlemek için robotik ayaklar yardımıyla pasif yürüme eğitimine başlatılır. Açısal hareketler yavaş yavaş yapılır. Hastada eklem kısıtlılığı, bası yarası ve damar iltihabı, tansiyon düşüklüğü gibi çeşitli sağlık sorunlarının gelişmesini engeller.

Robotik Yürüme

Robotik yürüme, gövdesini oturduğunda dik tutabilen hastalarda uygulanan bir yöntem ve sanal gerçeklikle entegre edilmiş ,fizyolojik yürümenin yeniden öğrenilmesini veya düzeltilmesini sağlayan bir sistemdir. Bu süreçte hastanın yerçekimine karşı olan yükü, tam veya kısmen cihaz tarafından azaltılır. Robotik yürümede sanal gerçeklikten faydalanarak hastanın moral ve motivasyonunun arttırılması tedavi sürecinin altın noktalarından biridir. Sensörler yardımıyla algılanan hareketler sanal gerçeklik ekranındaki avatara uyarlanır ve hastanın ekrandaki çeşitli oyunlar eşliğinde eğlenerek yürüme kabiliyetinin geliştirilmesine çalışılır. Bu şekilde eğlenme arzusu ve hissi kazandırılarak hastanın tedaviye katılım motivasyonu artırılır.

El-Kol Robotu

El-kol robotu, rehabilitasyonun erken döneminden itibaren el ve kol fonksiyonu kayıplarında kullanılabilen robotik rehabilitasyon cihazıdır. Amaç el-kol fonksiyonları ve becerisinin tekrarlayıcı ve destekleyici hareketlerle gelişmesini sağlamaktır. Bu sistemin etkin kullanılabilmesi için hastanın oturur pozisyon alabilecek aşamada olması gerekir. Tıpkı yürüme robotunda olduğu gibi, el-kol robotu da sanal gerçeklik ve sensör entegresiyle zenginleştirilmiş bir sistemdir.

Yerçekimsiz Yürüme Bandı

Bu yöntemle, yerçekimi %80’e kadar azaltılarak, hastanın kısmi güçsüzlüğü tolere edilmeye çalışılır. Düşme riskine sahip olan hasta, tedavide özel kıyafetlerin kullanılması sayesinde dış ortamdan izole edilir. Yerçekimsiz yürüme bandı şeffaf bir alanda egzersiz ortamı sağladığı için hastanın egzersizi gözlemlenebilir. Düzenli olarak yerçekimsiz yürüme bandı tedavisi ile hastanın güç kaybı olan bacağı kuvvetlendirilir, zaman içerisinde yerçekimi destek oranı minimuma indirilir. Bu cihaz yardımıyla yürüme pratikleri yaptırılarak, beynin yürümeyi tekrar öğrenmesi, beyin fonksiyonlarının yeniden düzenlenmesi ile yürümenin otomatikleşmesine yardımcı olunur.

İzokinetik Egzersiz (Test Sistemi)

Robotik ve teknolojik cihazlar, yalnızca tedavi amaçlı rehabilitasyonda değil, klinik ölçümlerde de kullanılır. İzokinetik test ve egzersiz sistemi, bunun örneklerinden biridir. Bu sistem hem nörolojik hastalıkların hem de sportif yaralanmala gibi ortopedik problemlerin rehabilitasyonunda kullanılabilir. Bu yöntemle, hastanın sorunlu eklemindeki kas gücü ve dayanıklılığı ölçülerek öngörülen özel egzersiz programlarıyla bilgisayar destekli tedavi uygulanır. Hastanın uzamış eklem kas problemleri olması durumunda yapılması gereken eklem kaslarının gücü ve dayanıklılığının ölçülmesidir. Fizik tedavi programının buna göre belirlenmesi uygun olur.

Tedaviye evde devam edilmesi

Rehabilitasyon bir süreç işidir ve bu süreç sadece hastanedeki tedaviden oluşmaz. Tedavinin genellikle evde de devam etmesi gerekir. Hastanın kendi sosyal ortamına dönüşünde çeşitli adaptasyon problemleri yaşaması çoğu kez kaçınılmaz olur. Yanı sıra sadece fiziksel değil psikolojik olarak da bazı zorluklarla karşılaşılabilir. Motivasyon kaybı bu zorluklardan biridir ve rehabilitasyon sürecini doğrudan ve olumsuz etkiler. Kişi kendisine genellikle “Yürüyebilecek miyim?”, “Eski sağlığıma tekrar kavuşabilir miyim?” gibi sorular sorar ve bir an önce tedaviden sonuç almak ister. Bu noktada unutulmaması gereken; rehabilitasyon sürecinin temelinde doğru tedavi, sabır ve yüksek moral–motivasyon düzeyinin sağlanması ve korunmasının büyük önem taşıdığıdır. Tedaviye uygun şekilde evde devam edilmesi, rehabilitasyon sürecinin tamamlayıcı ve çok önemli bir parçasıdır.

Dış iskelet robotları umut oluyor

Teknolojinin hızla gelişmesi sonucunda yeni araçlar ve kullanım biçimleriyle giderek daha fazla aşina oluyoruz. Bunlardan biri de “giyilebilir teknoloji” olarak adlandırılan bedenimizde taşınabilen elektromekanik ve bilgisayar temelli araçlar. Akıllı bileklik, akıllı saat, akıllı kıyafetler, giyilebilir robotlar şeklinde geniş bir ürün yelpazesine sahip olan bu teknoloji, sağlık alanında da farklı uygulamalarla karşımıza çıkıyor. Özellikle fonksiyon kaybı veya işlev yetersizliği durumlarında giyilebilir teknoloji çözümlerinden sıklıkla yararlanılıyor.

Bilindiği gibi, tedavi sonrasında sürdürülmesi gereken ev egzersizlerinin zamanında ve doğru yapılması oldukça önemli. İşte, geliştirilen akıllı bileklikler, akıllı kıyafetler ve telefon uygulamaları sayesinde artık egzersiz listelerindeki hareketlerin uygun şekilde yapılıp yapılmadığının kontrol edilmesi mümkün. Bu teknoloji, ayrıca nabız, metabolizma, uyku düzeni gibi sağlık kayıtlarına da istenildiği zaman tekrar ulaşılmasını sağlıyor.

Sağlık kurumlarında başlatılan rehabilitasyon sürecinin uygun biçimde evde sürdürülmesi için geliştirilen sistemlerle, bu egzersizlerin doğru, daha etkili ve eğlenceli biçimde uygulanabilmesi hedefleniyor. Tablet veya televizyonlarda egzersizlerin bulunduğu oyunlar, sensörler yardımıyla yapılan hareketleri algılıyor, doğruluğunu kontrol ediyor ve sonuçlarını kaydediyor. Böylece tedavi evde sürdürülse bile, hastanın kas gücü, hassasiyeti gibi değerlerin ve ortaya çıkan sonuçların doktorlar tarafından izlenmesi de sağlanıyor.

Rehabilitasyon sürecinde kullanılan bir başka giyilebilir teknoloji ürünü de akıllı eldivenlerdir. Özellikle el motor becerilerini güçlendirmek için kullanılır. Bu tür tedavide amaç, el-kol işlevi azalmış veya tamamen yok olmuş bireylerde hareket kazanımını tekrar sağlamaktır. Bu teknolojik ürünlerin bazıları da piyano çalma, resim yapma gibi becerilerin yerine getirilmesine yardımcı olur. Bu beceriler, uyarıcılar sayesinde enstrüman kullanma, resim yapma gibi becerileri sürekli tekrarlatarak kazandırmayı hedefler.

Bacaklardan kaynaklanan denge kaybı ve felç gibi durumlar için kullanılabilecek giyilebilir teknoloji ürünleri ise tek bacak veya komple giyilebilen robotlar. Dış iskelet robotları insan hareketlerine yardımcı olmak ya da bu hareketlerin doğru yapılmasını sağlamak amacıyla, insan eklemleri ve organlarıyla uyum gösteren bir yapıda üretilmişlerdir. Başlangıçta askeri amaçlı ve endüstriyel kullanım için üretilseler de rehabilitasyon alanında da kullanılıyor ve günümüzün en çok ilgi çeken ürünleri arasında yer alıyorlar. Sadece sağlık alanında üretim yapan firmalar değil, sektörün ileri gelen otomotiv üreticileri de sağlıkta dış iskelet robotu alanına yatırım yapıyorlar. Dış iskelet robotları sayesinde pek çok felçli hasta kaybettiği fonksiyonları aktif veya pasif katılımla tekrar kullanabilir hale gelecek.

Günümüzde gerek çok pahalı olmaları gerekse geliştirilme süreçleri halen devam ettiği için robotik cihazlar sıklıkla hastanelerde kullanılmaktadır. Kişiselleştirilmiş, ev veya sosyal yaşamda kullanılabilir prototipleri de olan ve gelecekte hayatımıza daha sık gireceğini düşündüğümüz bu robotlarla ilgili şu noktalara özellikle dikkat edilmesi yerinde olacaktır:

  • Seçilecek ürünün biyomekanik özellikleri; kullanacak kişinin biyomekanik özellikleriyle uyumlu olmalı
  • Hafif ve kolay giyilebilir olmalı
  • Hareket verimliliği ve transferi etkili olmalı
  • Düşük güç harcayarak hareket etmeyi sağlayacak nitelikte olmalı
  • Yüksek performanslı kontrol ve sinyal işleme becerisine sahip olmalı
  • Şarj edilmesi veya enerji dolumu kolay olmalı

Sonuç olarak robotik rehabilitasyonun hastalığın akut döneminden başlayarak tedavinin her aşamasına ve hasta yaşamına katkı sağlamaya yardımcı olduğunu söyleyebiliriz. Doğru tanı sonrası doğru tedaviyle birlikte tercih edilen robotik cihazların kullanımında nihai amaç ise, kaybedilen el, kol ve yürüme motor becerilerinin tekrar kazanılması, mevcut yetinin etkili kullanılmasıdır. Kısacası robotik rehabilitasyonun amacı kişinin kendi vücudunun kontrolünü eline alınması yoluyla, hastanın kendi öz bakımında ve günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığının artırılmasına katkıda bulunmaktır.

Sağlıklı günler!